I want to copy a string (source) to another variable (destination) in C. I can use the functions strcpy_s or strcpy for that. When compiled in debug mode (I use Visual Studio 2010), if destination buffer is too small to house the source string, strcpy_s throws an exception and stops execution. When compiled in release mode, it again stops but no messages are displayed. strcpy, on the other hand remains silent even in debug mode and the code crashes at a later malloc / free call which makes it much harder to find the problem.
Tuesday, October 09, 2012
Tuesday, October 02, 2012
Mühendisin ustalarla imtihanı
Geçtiğimiz 2.5 ay yeni aldığımız evin içini yaptırmakla geçti. İç mimari süreci bir ay sürer sanarken neredeyse iki ayı buldu. Bu esnada bir yandan benim yurtdışında bir ay görevli olmam, bir yandan Eylül başında kiradaki evden taşınma zorunluluğumuz, bir yandan da Derya'nın hamileliği ve tayin süreci ile uğraşmak eğlence miktarını arttırdı.
Saturday, August 25, 2012
Bilgelik ve Emin olmak
Bertrand Russel'ın meşhur bir lafı vardır:
Grafikteki 1 numaralı nokta doğumuma, 2 numaralı nokta özgüvenimin en yüksek olduğu ortaokul zamanlarıma denk geliyor. 3 numaralı nokta üniversitede "herşey yalanmış" hissine kapıldığım, tartışılmaz doğru kabul ettiğim pekçok şeyin en küçük eleştirel analiz karşısında darmadağın olduğu günlerdir. 4 numaralı nokta bugünü temsil ediyor. Yani bugün ortaokul dönemindeki kadar olmasa da neyi niye yaptığımı biliyor, hiçbir şeyi akıl tahtasında çitilemeden kabul etmiyor ve hergeçen gün bu Dünya'nın düzenini daha iyi anlıyorum.
The fundamental cause of the trouble is that in the modern world the stupid are cocksure while the intelligent are full of doubt.Bende zamanla bilgimin/aklımın artması ile emin olma değişimi aşağıdaki gibi gerçekleşti:
Meali: Sorunun temel nedeni modern dünyada akılsızlar kendinden eminken akıllıların şüpheyle dolu olmasıdır.
Wednesday, July 25, 2012
Book: From Dictatorship to Democracy
In (pdf) From Dictatorship to Democracy (fourth edition, 2010, 102 pages), Gene Sharp analyzes the nature of dictatorships and ways to transition to democracy. Gene suggests non-violent protest, which I concur with. He shows the complexities and difficulties on the way. My main objection with his steps to democracy is that it requires a detailed strategic plan at the outset. I don't think that's possible, at least not in the beginning. Maybe after a couple years of struggle, making mistakes and surviving long enough to learn from them... I highly recommend this book. To better understand what a struggle and its hardships look like, read Martin Luther King Jr.'s Letter from a Birmingham Jail.
Tuesday, June 12, 2012
Dolap kapağına çöp kovası montajı
Mutfakta çöplüğümüz tezgahın üstünde duruyordu. Tezgahın üstü aynı zamanda yemek yapma yeri olduğu için özellikle Derya'nın hoşuna gitmiyordu bu durum (ben biraz daha "rahatım" temizlik konularında):
Geçenlerde Mine teyzede dolap içi kapağa monteli çöp kovasını görünce hoşumuza gitti, dedik biz de yapalım:
Geçenlerde Mine teyzede dolap içi kapağa monteli çöp kovasını görünce hoşumuza gitti, dedik biz de yapalım:
Saturday, May 26, 2012
Deniz kenarı eğlencesi
Dün wikipedia'da El-Biruni'nin bundan 1000 yıl önce Dünya'nın yarıçapını nasıl ölçtüğünü öğrenince (bkz. aşağıdaki şekil) ben de yarıçapı ölçmek istedim. Bunu yapabilmek için deniz kıyısındaki bir dağın tepesinde olmak gerek. Yanımızda Dünya'nın merkez doğrultusunu (AO) bulabilmek için basit bir çekül (bir ipin ucuna taş bağlayarak yapabiliriz) (çekül yerine su terazisi de olur), bulunduğumuz nokta ile ufku birleştiren çizgiyi (AC) temsil edecek bir kalem ve kalemle çekül arasındaki açıyı (beta) ölçmek için de iletki olmalı (ya da yanınızda akıllı telefon varsa o da olur). Bulunduğumuz noktanın denizden yüksekliğini bilirsek Dünya'nın yarıçapını hesaplayabiliriz. Misal Antalya'daki Tahtalı dağı 2366m. Bulutsuz/sissiz bir günde çıkarsak ufku görebiliriz.
Biruni'nin dağın yüksekliğini nasıl bulduğunu düşündük ve benzer üçgenlerle hesaplamanın en kolay yol olduğuna karar verdik (malum, o günlerde GPS veya barometre yok). h2 yüksekliğini, d1 ve d2 mesafelerini ölçerek h yüksekliğini bulabiliriz:
Güncelleme (27.05.2012): Dağın yüksekliğini hesaplamanın daha kolay yolu (Biruni de öyle bulmuş): Herhangi bir C noktasında dağın tepesi ile yatay arasındaki açıyı (theta1) ölçelim. Dağa doğru d mesafesi boyunca ilerleyelim (D noktası), d mesafesini ve theta2 açısını ölçelim. Bu ölçümlerle dağın yüksekliğini, hatta ek olarak dağın bize ne kadar uzakta olduğunu bulabiliriz.
Biruni'nin dağın yüksekliğini nasıl bulduğunu düşündük ve benzer üçgenlerle hesaplamanın en kolay yol olduğuna karar verdik (malum, o günlerde GPS veya barometre yok). h2 yüksekliğini, d1 ve d2 mesafelerini ölçerek h yüksekliğini bulabiliriz:
Güncelleme (27.05.2012): Dağın yüksekliğini hesaplamanın daha kolay yolu (Biruni de öyle bulmuş): Herhangi bir C noktasında dağın tepesi ile yatay arasındaki açıyı (theta1) ölçelim. Dağa doğru d mesafesi boyunca ilerleyelim (D noktası), d mesafesini ve theta2 açısını ölçelim. Bu ölçümlerle dağın yüksekliğini, hatta ek olarak dağın bize ne kadar uzakta olduğunu bulabiliriz.
Friday, May 25, 2012
C Adventures
Strings in C is a problematic matter for novices like me. You usually see that your first guess is wrong and are puzzled until you discover the "C" way. The simple '=' operator does not work (except initialization) and you have to use the strcpy function. Below is an example where I assign the file's name to the variable fileName and then use it in fopen (source code here):
Subscribe to:
Posts (Atom)





