Thursday, January 12, 2006

Gücüksu hikayeleri

- Daha önce bahsettiğim 1950'lerdeki Gücüksu CHP-Demokrat Parti çekişmesine ait bir örnek de demirci Hacı Murat'ın (Orhan Demirci'nin dedesi) Demokrat Parti'ye oy verdiğini beyan etmesinin ardından Hacı Murat'ın sığırlarının köyün mallarına katılarak yayılmasına izin verilmemesi, birkaç ay boyunca Hacı Murat'ın kendi mallarını kendisinin yaymak zorunda kalmasıdır.


- Demirci Hacı Murat Fındık köyünden Selimbi tarafından getirilmiş. Hacı Murat Lazgi'dir. Selimbi kendisine köyde yer vermiş (Şu an Seyfi Bey'in evinin bulunduğu yer). Orada Hacı Murat demirci atölyesi kurmuş babam çocukken bu atölyede Hacı Murat emminin körüğünü çalıştırırmış. Demirci ailesi köydeki bu yere satıp Göksun'a yerleşti.

- Orhan Demirci'den definecilik ipuçları: Ziynet eşyası "yanık"yerlerden çıkar. Yanıktan kasıt baskına uğramış demektir. Baskın sırasına insanlar can derdine düştüğünden eşyalarını yanlarına alamazlarmış. Bu nedenle yakılmış yerlerde kıymetli eşya bulma olasılığı yüksektir. Göksun civarında baskına uğrayan yerlere örnek Çamurlu köyü ve Hacı Kodal'dır.


Buralar ticari yolların bekçiliğini yapan küçük karakollarmış (daha büyükleri Adana yöresinde). Hatta Hacı Kodal bu nedenle çok sarp bir yamaca kuruludur. Tarihi eserin hangi döneme ait olduğunu belirleme yöntemi: En kaba işçilik Hititler'de. En ince işçilik yunan ve roma'da. Bizans orta sırada. Müstehçen heykeller Yunan'a işaret eder.

- Göksun göreli olarak yeni bir yerleşim yeri. Göksun bataklık imiş. Az bir Romalı nüfus varmış, yani yağmalamaya değmez. Bu nedenle Göksun'da "yanık" yoktur. Doğru dürüst yerleşime Ermeniler geçmiş. Türkler Ermeniler'in işçileri imiş.

- Ermeni sürgünü sırasında Gücük'ün yakınından Osmanlı askerleri eşliğinde Ermeni kafileleri geçermiş. Bizim köylülerin Ermeniler'e yaklaşmasına izin verilmezmiş. Bizimkiler de pişirdikleri ekmekleri Ermeniler'e atarlar, Ermeniler bu ekmekleri kapışırlarmış. Durumları perişan imiş. Ailesi olmayan Ermeni çocukları evlat edinilmiş. Bu vahşi sürgündeki tek tük insanı davranışlar...

- Gücük'te bugün Ekrem Apaydın'ın (Darga) olan evin alt katı Ermeniler'den kalma imiş.

- Göksun'unun ağırlıklı nüfusu Ermeni imiş. Ermeni göçünden sonra pek çok aile Müslüman isimleri almış.

- Göksun'daki jandarma karakolu yeri (köprübaşı) bölgesi Ermeni mezarlığı imiş.

- Gücüksu'da aşağı köprü civarında romalılar veya yunanlılar yaşamış, kalıntılar, mozaikler mevcutmuş.

1 comment:

Nart Bedin Atalay said...

Bu yazida en sevdigim kelime: "yayma". Demek sigirlar yayilir, tavuklar ise salinirmis.
Tarihi eserleri siniflandirma methodu da cok pratik. Siniflama dogrudan fiyatlandirmaya yariyor sanirsam.
Hacı Kodal in bir yamac karakolu olmasi ise koyluun gelirinin daha baska neler olduguna bir isaret.
Ermeni mezarliginin uzerine jandarma karakolunun kurulmasi pek korkutucuymus, her bakimdan.

Ne guzel bu Gucuksu hikayeleri. Ulkemin gercegini anlatiyor, hic yalansiz....