Saturday, February 17, 2007

Onlar ermiş muradına...


Soru: Aşağıdaki yüz ifadeleri arasındaki fark nedir?


Cevap: Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. Tek fark kızın gözlerini kısmış olması :P

Wednesday, February 14, 2007

Yağmurda yürümek mi iyi, koşmak mı?

Bilimi uzun yıllar meşgul eden mühim bir meseledir yağmurda yürüme veya koşma konusu. Koşarsak mı daha kuru kalırız, yürürsek mi? Efendim, günlük hayatta gözlemlediğimiz kadarı ile insanlar yağmurda koşarlar (kimi dans da eder ama o başka bi bilimsel mevzu). Bu koşma refleksi kertenkele olduğumuz zamanlardan kalan ve artık işlevi olmayan bir içgüdü mü, yoksa post-modern yağmurlarda da işe yarar mı? İngiliz bilimadamları mevzuyu irdelemiş ve koşmanın faideli olduğunu matematiksel olarak ispatlamış durumdalar.

Bahse konu formülasyonu blog yazarı kulunuz naçizane MATLAB ile hesaplatmış ve hıza bağlı ıslanma grafiğini elde etmiştir:


Görüldüğü gibi hızımız arttıkça ıslanma miktarımız çabucak azaltmakta, ancak sıfıra düşmemektedir. Ses hızında bile koşsanız 8 gram kadar yağmuru illa ki alacaksınız bünyeye. Vefekat 5m/s ile bile (kafiyeye bakınız!) hızlı yürüseniz aheste gezintiden beş kat az ıslanacaksınız. Derim ki en iyi strateji deli gibi koşmak değil (>10m/s), hızlı hızlı yürümektir (5 m/s, saniyede beş adım eder).

Soru: Yağmur yoğunluğunu (birim hacimdeki yağmur) nasıl bulabiliriz? Ortalama yağış rakamları mm/zaman cinsinden. Bu veriden birim zamanda birim alana yağan yağmuru (yağmur kütle akış oranı [kg/s]) bulabiliriz. Yoğunluğun birimi kg/m^3 ve yağış hızından bağımsız. Yağmur yoğunluğunu değiştirmeden yağmur hızını değiştirerek ortalama yağışı değiştirebiliriz. Dolayısı ile sadece ortalama yağış rakamından yoğunluğu bulamayız. Ama eğer yağmur hızını da [m/s] bilirsek kütle akış oranını da bildiğimizden yoğunluğu bulabiliriz. Şöyle ki:

mdot = rho_r * Vr * A --> rho_r = mdot / (Vr * A)

Eğer bir günde birim alana (A=1 m^2) 80mm yağmur yağarsa (su yoğunluğu=1000 kg/m^3 alınmıştır):

mdot = 0.080 m/gün * 1 m^2 * 1000 kg/m^3 = 0.000926 kg/s

80mm/gün ciddi bir yağmurdur. Misal Londra'ya düşen aylık yağmur miktarı 80mm'yi geçmemektedir, biz burada bir aylık yağmuru bir günde yağdırdık.

Yağmur hızı (Vr) 20 mph=8.94 m/s ise:

--> rho_r = 0.000926 / (8.94 * 1) = 0.000103571 kg/m^3 olur.

Suyun yoğunluğunun 1000 kg/m^3 olduğunu düşünürsek ciddi yağmurun yoğunluğunun ne kadar az olduğunu görebiliriz. Ben bu kadar az (suyun yoğunluğunun 9.6 milyonda biri!) olduğunu tahayyül edemezdim. Peki o zaman 1m^3 havada kaç yağmur danesi vardır? Yağmurun danesinin çapı 0.2 inç (0.00508m) olsa kütlesi (küre varsayarsak) yaklaşık 0.07 gram gelir. 9.6 milyon tane 0.07 gram ise... 663 kilo geliyor. Biliyoruz ki 1 m^3'te bin kg su olur. Demek ki ya 1 m^3 havada iki dane var (ki ona ahmak ıslatan bile denmez) ya da bir yerde bir yaklaşım hatası var!

Yine faideli bir gün oldu, tonla şey öğrendik vallahi :P

Sunday, February 11, 2007

Uzaktan Kumanda Temizliği

On yıldır hizmet veren emektar Sony tv'nin kumandası son zamanlarda tutukluk yapmaya başlamıştı. Ben de bir iki ürkek denemeden (kırarım kaygısından) sonra bugün babamın da cesaretlendirmesiyle kumandayı söküp temizledim. Fotoromanı aşağıda.


En zor kısmı kumandanın sökülmesi çünkü dillerden kurtarmak için biraz kanırtmak gerekiyor. İşe arka kısımdan başlayıp tek tek dillerden kurtartmak lazım. Öndeki camlı kısımla uğraşmak anlamsız.







Wednesday, February 07, 2007

Nükleer savaşta hayatta kalmalı mı?

AŞTİ'de soğuk savaş yıllarını hatırlatan aşağıdaki posterler hala asılıdır:



Bu öğütler bana akıllıca gelmiyor. Nükleer saldırıda hayata kalacağım diye kasmak niye, ne için? Ertesinde derimiz pul pul dökülsün ve sürüne sürüne can çekişelim diye mi? The Day After (Ertesi Gün) filmi hayatta kalıp değerlendireceğiniz hoş seçenekleri gözler önüne seriyor.

Daha iyi bir önerim var: Diyelim nükleer bir patlama oldu ve henüz buharlaşmadım...Yapacağım şey dışarı çıkıp göğe yükselen devasa mantar manzarasını seyretmek ve ateş topundan oluşan suni güneşte bronzlaşmak olurdu. Kasmayalım...


Nükleer silah demişken, bu silahların garip bir şekilde adil olduğunu düşünürüm. Çünkü kullanıldıklarında sadece cepheye zorla sürülmüş ve savaş kararı alınırken kendilerine danışılmamış garibanlar değil, tüm o anlı şanlı zat-ı zerzevat da helak olacaktır. Nükleer gölgesi altında saldırganlık sıkar biraz.

Monday, February 05, 2007

Stability of bicycle

So you thought that gyroscopic effects help to stabilize while driving a bicycle? You are wrong! Why? Check out Gyroscopic Bicycle.

Also check out the very interesting page Dynamics Movies. The section called stability of a rigid body spining freely in space is especially interesting for I was thinking about that stability problem just today!

Another exciting one is gyroscope explained to the laymen.

Sunday, February 04, 2007

Memleketin durumuna istatistiklerle bakış

Geçenlerde Nural teyzem ile memleketin durumu hakkında konuşuyorduk. Televizyon haberlerine bakacak olursak sanki sürekli daha kötüye gidiyormuşuz gibi görünüyor. Dedim ki haberlere değil de gerçek verilere bakalım çünkü haberler bilgi edinmek için rezil bir kaynaktır, sadece hava ve yol durumu için kullanırım. Diğer konularda haberlere fantazi muamelesi yaparım (bir ara medya konusunda blog yazacağım, ısrarla bekleyiniz).

Ülkemiz istatistiklerini Türkiye İstatistik Kurumu tutuyor. Web sayfasında pek çok veri var. Türkiye İstatistik Kurumu ile bağlantılı olan Nüfus ve Kalkınma Göstergeleri sayfası ilginç istatistikler sunuyor. İstatistiklerin hepsi excel belgesi olarak indirilebiliyor. Ülkeler arasında karşılaştırmalı istatistikler için bkz Globalis.

Umarım veriler güvenilirdir. Çünkü her istatistik mutlaka birilerinin canını sıkıyordur ve o canı sıkılanlar veriyi kendi isteklerine uygun olarak değiştirtmek için baskı yapıyordur.

Benim ilgimi çeken istatistiklerden bir demet (grafikleri excel belgesinden kendim oluşturdum):





Anladığım kadarı ile ortalama yaşam süremiz sürekli artıyor, gayri safi milli hasıla dalgalı da olsa artıyor, nüfusumuz artmaya devam ediyor ama artma hızı azalıyor, işsizlik artıyor.

Velhasıl kelam, hayat standardımız iyileşiyor.

Bir de devlet yatırımlarının sektörlere göre dağılımını aradım. Maliye Bakanlığı altında bütçe diye bir yerde olur herhalde dedim. Biraz aradım ama bulamadım. Sonra Devlet Planlama Teşkilatı sayfasına baktım. Orada Dokuzuncu Kalkınma Planı 2007 Programı diye bir belge buldum. Bu belgenin 21. sayfasında bir tablo var. Ancak tabloda savunma harcamaları eksik. Asıl büyük harcama ulaştırma görünüyor, eğitimin üç katı. Benim merakım eğitim-sağlık-savunma harcamalarını görmek. Bu bilgiyi devletin web sayfalarında bulabilen bana haber etsin.



Güncelleme:
Yardımsever anonim kardeşimiz Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü sayfasında bütçe dökümünü veren bütçe kanundan bahsetti. "A cetveli icmali"ne baktığımda (icmal da ne yav? sonuç veya özet demek herhal) devletin tüm kurumlarını ve dolayısı ile bakanlık bütçelerini görebiliyorum. Buna göre eğitim, savunma, sağlık bakanlıklarının bütçelerinin oranları sırasıyla %52, %32, %16. Bu üçlüden eğitim ciddi pay almış. Ama tabi ki savunmaya ayrılan pay Milli Savunma Bakanlığı bütçesi ile sınırlı değil. En azından TÜBİTAK var. Ayrıca silahlı kuvvetlerin bütçesi herhalde Milli Savunma Bakanlığı bütçesine dahil değildir. Bir bilen aranıyor!

Saturday, February 03, 2007

Chris Rock

Chris Rock bayaa komikmiş yav. Misal: