Saturday, October 13, 2007

Hayatın güzelleştirilmesi / emeklilere iş olanağı

Günlük hayatımızda yararlandığımız hizmetlerde küçük küçük çok sayıda rahatsız edici unsur var. Örnekler:

* Eryaman'a giderken Eryaman dönüş levhasını tam dönüş noktasına koyduklarından dönüşü kaçırabilirsiniz (Eryaman'a arkadan dönüşü kastediyorum).


* Hastaneye sabahın 7'sinde gidip bekliyorusunuz. Yarım saat etrafa bakındıktan sonra buruşmuş bir kağıda isminizi yazmanız gerektiğini tahmin edip kağıda 53. kişi olarak isminizi yazıyorsunuz. Sonra saat 8:30'da muayene başladığında sadece ilk 50 kişinin muayene edileceği söyleniyor ve kös kös evinizin yolunu tutuyorsunuz. Neden bütün bu mevzu bir duvarda yazmıyor diye düşünüyorsunuz. Daha da iyisi hastane web sayfasında sıkça karşılaşılan sorunlar bir bölüm olsa ve bunlar anlatılsa...

* Adliyeye temiz kağıdı almaya gidiyorsunuz, sizi yönlendirecek uyarı/işaret eksikliğinden bir saat boşuna bekliyorsunuzu.

* Bazı sitelere ulaşmaya çalıştığınızda siteye erişimin mahkeme kararıyla engellendiği yazıyor. Neden? Hangi mahkeme kararı, linki yok mu? Mesajın altında "müdüriyet" bile yazmıyor!


Bu tür sorunları düzeltmek için ne devasa bir bütçeye, ne de gelişkin yönetim teorilerine ihtiyaç var. İlk akla gelen yöntecilere sorumluluk düştüğüdür. Doğru, ancak herhangi bir işte işi yapan kişi performansından sorumlu tutulmazsa o iş mümkün olan en basit/rezil şekilde yapılır. Bu temel insan tabiatıdır ve en can sıkıcı yansımalarına devlet kurumlarında rastlanır. Zihniyeti anlamak için bkz. Looking out for number one


Kişilerin performanslarından sorumlu olmasını da sağlayacaklar o hizmetlerden yararlananlardır. Çoğumuzun böyle bir alışkanlığı yok, temiz kağıdı gibi hizmetlerden kırk yılda bir yararlandığımız için uğraşmak içimizden gelmiyor. Talepkar olanların önemli bir kısmı da zorbalık/hakaret benzeri yöntemler izliyorlar. O zaman da körlerle sağırlar birbirini ağırlıyor. Örneğin asgari ücrete mahkum kasiyere bağırıp çağırmanın anlamı yoktur, amirine müracaat etmek gerekir. Zurnanın son deliği ile uğraşma, rahatsızlığı en çabuk düzeltebilecek mercileri belirleyip ona yönel.

Maksat üzüm yemek olmalı, bağcı dövmek değil. Türk filmelerinde iş artık zıvandan çıktığında piyasaya çıkıp kötüden adamdan daha zalim işler yapan iyi adam modeli örnek alınamaz. Yapılması gereken insan tabiatını ve ikna yöntemlerini bilen tatlı dilli stratejilerdir. Bkz. How to win friends & influence people. İnsanların çoğu iyidir, ama ne yazık ki dış etki olmadan gelişebilen insan çok azdır. Bkz. The Dilbert Principle. Mevzuya şikayet gözüyle değil, yardım gözüyle yaklaşalım. Egomuzu tatmin etmeyelim, birlikte daha güzele ulaşmayı hedefleyelim.

Bazen birşeylere düzeltmeye çalışan insanların çok büyük zorluklarla karşılaştıkları, hatta dayak yedikleri haberleri ile karşılaşırız. Olası hatalar:
* Yanlış kapıyı çalmışlar
* Yanlış üslup
* Hakkaten düzeltilmesi çok zor bir durumu düzeltmek için inat etmişler.

Enerjinizi olabilecekler için harcayın, herşey şimdi hemen düzelemez. Birinci kural güçlü empati, insanları, kurumları ve işlerin nasıl yürüdüğünü anlamaktır. Ancak anladıktan sonra çözüm önerileri geliştirilebilir. Çoğu zaman perde arkasına baktığımızda ilk akla gelen çözümün sorunu büyütebileceğini görürüz.

Devlet dairelerinde bir hizmetten memnun kalmazsak önce sorunu tespit edelim. Sonra tespiti dilekçe haline getirelim. Dilekçenin devlet dairelerinde önemli etkisi olabilir çünkü sorunlar yazılı hale geliyor. Birbirinin ayağını kaydırma senaryoları bol miktarda yaşandığı için biri hakkında yazılmış dilekçeler belki koz olabilir, en azından o yüzden önemsenebilir. Dilekçenin takipçisi olalım. Eğer müracaat ettiğimiz merciden tatminkar tepki alamazsak bir üst merciye yönelelim. Hatta dilekçeyi birden fazla merciye aynı anda verelim.

Sorunları tek kişinin düzeltmesi zor, muhtemelen "deli o, bizle uğraşmayı seviyor" denilip geçiştirilmeye çalışılır.

"First they ignore you, then they laugh at you, then they fight you, then you win."
--Gandhi

Her problem için sağlanması gereken kritik kütle vardır. Tek kişi ile çözülebilecek problemler ancak problem çözmek isteyen kişilerle temas sağlanırsa olabilir, misal proaktif bir başhekimle. Proactive: "a person who took responsibility for his or her life, rather than looking for causes in outside circumstances or other people".

"İyi güzel de Şamil, konunun emeklilerle iş olanağı ile ne alakası var" dediğinizi duyar gibiyim. Emeklilerin zamanı var. Ayrıca rahatsızlıkları gidererek, işleri akıcı hale getirerek işe yaradıklarını görebilir, "bunu ben yaptım" diye gurur duyabilir. Bir çeşit open source mantığı ile düzeltilebilecek işleri sıraldığımız bir sayfa olsa, zamanı olanlar o sorunları üzerine alsa ve gelişmeler blog mantığı içinde anlatılsa... Süper olur ;)

Tek tek küçük sorunlar büyük hayat kalitesi kayıplarına neden oluyorlar. Çalışan insanların genellikle küçük sorunları düzeltmek için enerjisi olmuyor.

Kadere boyun eğmemeli, talepar olmalı, talep edereken karşı tarafı anlamaya en az talebimiz kadar önem vermeli. Emekliler, evlatlarınız sizden hizmet bekler!


mp3:

* Enya - Caribbean Blue:

"...if every man says all he can,
if every man is true,
do I believe the sky above
is Caribbean blue"

* Enya - Now we are free

No comments: