Saturday, March 15, 2008

Saturday, March 08, 2008

Puslu Kıtalar Atlası

İhsan Oktay Anar'ın Amat romanını okuduktan sonra Puslu Kıtalar Atlası romanını da okumayı düşünüyordum ve dün romanı bitirdim. Yine hoş tarihsel terimlerin (bir kısmı uydurma sanırım) bolca kullanıldığı bir roman olmuş. Ana bir hikaye ekseni etrafında belli zaman dilimlerinde kesişen çok sayıda küçük hikayeciğin birleşiminden oluşuyor.


Ancak bende hikayeleri birleştirme işinin fena olmasa da mükemmel kotarılamadığı izlenimini yarattı. Kitabı okurken bloğa koymaya değer tasvirler de aradım içten içe. Amat'ta yeniçerilerin kıyıya çıktığı sahnenin anlatımıyla boy ölçüşecek bir bölüm bulamadığımdan alıntı yapmıyorum.

Sonuç: Fena değil, roman ve hikaye severler okusun. Ama benim gibi birim zamanda maksimum getiri isteyenler (!) okumasa da olur, Amat'ı tercih edin.

Bir İlahi

İlahi denildiği zaman aklıma Sordum Sarı Çiçeğe veya Bach'ın "wir setzen uns in traenen nieder" türünde huzurlu eserler gelir. Aşağıda ilahi olduğunu sandığım bir parça var. Parçanın özellikle ritmine ve ses tonuna dikkat edelim:



İlahilerinin bile bu kadar mücadele hissi yaydığı bir halkın kendisini tanımlamak için en çok kullandığı sıfatlardan birinin "deli" olmasına şaşmamalı...

Jamglue hesabıma eklediğim yeni parçalar:

* Satia
* Imran Usmanov

Wednesday, March 05, 2008

OneNote

Yaklaşık bir yıldır Microsoft tarafından geliştirilmiş olan OneNote yazılımını kullanıyorum, memnunum. Hepimizin aklına farklı konularda sürekli fikirler gelir. Bunları kaydederek unutma sorunlarını ortadan kaldırabiliriz. Eskiden notlarımı Word'e alırdım ama Word OneNote'un sağladığı esnekliği sunmuyor. OneNote'tan iki yıldır haberdardım ve notlar aldığım Word belgeleri 20+ sayfalara ulaşıp işler karışınca değişikliğin zamanıdır demiştim. Aşağıda uzun zaman önce bu blog için aldığım notları içeren OneNote sayfasını görebilirsin:



Benim için en faydalı tarafları:

○ Tüm notlar derli toplu, tek merkezden erişilebilir durumda.
○ Search (kelimeye, tag'e vs.'ye göre)
○ Tag koyma
○ Save etmek gerekmiyor, kendisi sürekli save ediyor.
○ İstediğin kısımları şifreleyebiliyorsun, "1 dakika boyunca işlem yapmazsam şifre girilmesini iste" gibi ayarlar yapabiliyorsun.
○ Basit hesapları yapıyor, calculator'a ihtiyacınız kalmıyor. Örneğin sin(30) yazıp eşittire basınca sonucu gösteriyor.
○ Web'den paste edince linkini de koyuyor
○ Listeleri collapse etmek mümkün (word'teki outline view gibi)
○ Ekranın herhangi bir yerine tıklayıp not yazmak mümkün, notların kendi pencereleri oluyor, notları birleştirmek, ayırmak mümkün
○ Tab ile tablo oluşturulabiliyor.
○ Gelişkin screen capture özelliği
○ Ses kaydı
○ Faydalı kısayollar: ctrl+tab, alt+left/right, tab, alt+shift+left/right/up/down, ctrl+1/2, alt+left/right (back/forward)
○ Tags summary, create summary page, group tags by date/name, show only unchecked items
○ How to change tag shortcuts: Just move the item to the top, shortcut is assigned depending on the place on the list (first item = Ctrl+1 etc.)

Eksikler:
○ Equation editor (veya Mathtype) entegre olmadığından formülleri Word'de yazıp paste etmek gerekiyor.
○ Format painter yok.

OneNote güzel görünüşlü belgeler hazırlamak için değil, sürekli yeni şeyler öğrenen insanların format kaygısı gütmeden hızlıca not almalarını, sonra da notlarından aradıklarını kolayca bulmalarını sağlamak için. Daha fazla bilgi ve pratik kullanımı gösteren örnek videolar için bkz. Microsoft OneNote sayfası.

Windows'ta Türkçe Harf Sorunları

Windows XP'de kullanıcı isminde Türkçe karakter kullanmamak lazım. XP Documents and Settings altına ilk girilen kullanıcı ismiyle (misal "şamil") bir dizin açıyor, sen daha sonra kullanıcı ismini değiştirsen bile dizin ismi değişmiyor.

MATLAB ve Visual Assist X gibi programlar kendi ayarlarını C:\Documents and Settings\şamil\Application Data\ dizini altına yazdıklarından okurken sorun yaşıyorlar. Örneğin MATLAB'da mex komutu çalışmaz oluyor, Visual Assist X'de kendi eklediğin snippet'lere erişemiyorsun (registry'den ayarlanabiliyor).

Sorunun etrafından dolanma yolu içinde türkçe harf olmayan yeni bir user tanımlamak ve lazım olduğunda işini o user üzerinden halletmek. Bu problem Windows'un sorunu değil, MATLAB ve Visual Assist X gibi Türkçe karakterlere göre tasarlanmamış yazılımların hatası.

Bonus ipucu: Çok sayıda küçük dosyadan ve alt dizinden oluşan bir dizini pen drive'a kopyalamadan önce zip'le, zip'i pen drive'a kopyala, daha hızlı olur. Ayrıca pen drive'dan silmesi de hızlı olur.

Monday, March 03, 2008

Doktor seçimi

Günlük hayatımızda bizi en çok etkileyen ama hakkında en az şey bildiğimiz konulardan biri de doktor seçimidir. Tanıdıklardan biri doktor değilse işimiz çok zor. Doktor seçiminde kullanılan yöntem tanıdıkların görüşleridir. Eğer muhattap olunan doktor güleryüzlü, tatlı dilli ise "normal" vatandaş için teknik açıklarını görmek ve sağlıklı değerlendirme yapmak zorlaşabilir.

Şöhrete göre hareket etmek her zaman işe yaramıyor. Bazı isim sahibi doktorların işin şov kısmını üstlendikleri, ameliyatları yardımcılarına yaptırdıkları söylenir. Hatta hasta ameliyatı kimin yaptığını anlamasın diye omurilikten kısmı anestezi yeterli olabilecekken tam narkoz uygulandığı durumlar bile olabiliyormuş. Ameliyata noter ile girmek lazım (!) Şovmen doktorun ameliyata girmemesi aslında hasta açısından daha iyi imiş, çünkü bir kısım şovmen işin pratiğine hakim değilmiş. Hastaneler şov için isim sahibi bir doktor alır, etrafına görev adamları dizermiş. Bir nevi dershanelerde iyi matematikçinin reklam için kullanılıp öğrencilerin sıradan öğretmenlere emanet edilmesi gibi...

Peki doktorun ünvanına göre karar versek? Profesörlüğün ölçtüğü şey akademik başarıdır. Akademik başarı da genellikle egzotik şeylerin araştırılması ile elde ediliyor gözükmektedir. Hastanın ihtiyacı ise pratik bilgidir. Profesörün birtakım uçuk konulardaki bilgisi çoğu zaman hastanın derdine merhem olmaz, dergilere makale olur. Bilim bilim için mi, bilim insan için mi tartışmasında görüşüm kesinlikle bilimin insan için olduğudur, bilimin pratik problemlere etkin çözümler bulması gerektiğidir.


Geçenlerde bloğumda alıntı yaptığım The Checklist yazısı da tıpta "bilimsel" çalışmalara verilen değerin çok azının tıbbın etkin uygulanmasına verildiğinden bahsediyordu. Teknoloji - Uygulayıcı - İhtiyaç sahibi aşamalarının ödüllendirme mekanizmalarında kopukluklar var. En az alkışı hastanın hayatını doğrudan etkileyen pratik yöntemler almaktadır.


İnsanlar ucuz şovlara aldanmayacak kritik soruları sorabilir hale geldiklerinde her alanda olduğu gibi tıpta da daha iyi hizmet alabiliriz. Şimdilik en iyisi karşımızdaki doktorun öğrenmeye açık, bullshit'e kapalı olup olmadığını anlamaya çalışmak. Öğrenen açık fikirli insanlar biraz da aile terbiyesi almışlarsa zaten eninde sonunda müthiş işlere imza atarlar... diyor ve huzurdan ayrılıyorum.

mp3: Era - Impera

Monday, February 25, 2008

Kartalkaya'da kayak - Varan 2

Bu kış sonunda ikinci kez gidebildik Kartalkaya'ya. Yine günübirlikti. Bu sefer Tempo Tur'la gittik. Biraz endişeliydim çünkü hava durumu Kartalkaya'da rüzgar ve kar yağışına işaret ediyordu. Ama korktuğumuz gerçekleşmedi ve güzel bir havada (tabii ki biraz soğuk, ne de olsa dağ başı) kayak yaptık.


Sabah altıda Tunalı Hilmi'deki Tempo Tur önünden otobüsümüze bindik, yolda mola vermeden 09:30'da Kartalkaya'ya ulaştık. Bu sefer biraz daha yükseklerde, rüzgarlı kısımda kaydığımızdan kar maskelerimiz işe yaradı. Akşam 5'te de dönüş yoluna düştük.