Memlekette ekonomik zekanın kıt olduğu malum. Misal sık sık kredi kartı borçlarının ödenemediğinden bahsedilir. Bugün öğrendiğim bir yatırım yaklaşımı yazmaya değer.
Bahse konu vatandaş irade sahibi olamadığı için para biriktiremiyor. İstese bir miktar parayı kenara koyabilecek halbuki. O da gidiyor bankadan 10bin YTL kredi çekiyor, birikmiş param olsun hesabı. Banka nasıl olsa ümmüğüne basa basa bana para ödetir, bu sayede de birikmiş parası olur.
Skeptik: Peki güzel kardeşim 10bin YTL'ye şu an ihtiyacın var mı?
Spastik: Yok.
Skeptik: Peki krediyi para gerçekten lazım olduğunda çeksen?
Spastik: ...sessizlik...
Buna benzer bir hikaye Göksun'da şöyle vukuu bulmuştu: Hemşerilerim bileşik faiz hesabından anlamadıkları için banka kredisini çok cazip zannetmişler ve kredi çekip altın alarak müthiş karlar elde etmişlerdi (!)
Bakalım daha neler göreceğiz...
Friday, April 18, 2008
Thursday, April 17, 2008
Servis Güzergahı Nasıl Belirlenir
İş yerine servisle giden insanlar mutlaka insanların nereden alınacağı sorunu ile karşılaşmıştır. Servis güzergahı belirlenirken sabah herkes evine en yakın yerden ve mümkün olan en geç saatte alınmalıdır. Servisin iş yerine ulaşma saati de en geç 8:30 olmalıdır. Akşam ise herkes yine evine en yakın yerde ama bu sefer mümkün olan en erken saatte bırakılmalıdır.
Doğal olarak "ben evime çok uzak yerden alınıyorum", "eve çok geç ulaşıyorum", "X kişisini almak için neden bu kadar dolaşıyoruz, yürüsün ana yola çıksın" şikayetleri olacaktır. Şikayetleri gidermek için genellikle yarı mantıklı, yarı nabza göre şerbet yöntemleri izlenir.
Nabza göre şerbet usulleri gerginlik yaratır çünkü kurallar belirsizdir, konjonktüre göre değişebilir. İnsanlar kendini haksızlığa uğramış hisseder. Yapılması gereken kişiden bağımsız, servisin toplam iyiliğini hedefleyen kurallar kullanmak ve herkesin kuralları anlamasını sağlamaktır.
Basit kural [06.03.2014]: Bir yolcuyu almak için servis güzergahının uzatılması gündemde ise uzama miktarına t, bu uzamadan etkilenen kişi sayısına n, uzama sonucu söz konusu yolcunun yürüme süresindeki kısalma dt olsun. Güzergahın uzatılması için dt >= n*t olmalıdır. Yani bir kişinin süre kazancı diğer kişilerin toplam kaybından az olmamalıdır. Örnek: Diyelim Ali'nin 10 dakika daha az yürümesi için önerilen güzergah Ali'den önceki kısmı 5 dakika uzatıyor olsun. Ali'den önceki kişi sayısı 3 ise toplam kayıp 3*5 = 15 dakika > 10 olacağından güzergahın kısa halde tutulup Ali'nin 10 dakika daha fazla yürümesi gerekir.
Sabah güzergah belirleme işini bir optimizasyon problemi olarak formüle edecek olursak:
* İş yerine ulaşma saati 8:30
* İnsanların evlerinden alındıkları mesafeyi minimize et. Yokuş çıkılacaksa dy/dx'e bağlı ağırlık ver.
* Alınacak kişinin devamlılığını (kaç yıldır o adreste oturduğunu) dikkate al.
* Geçilen trafik lambası miktarını minimize et.
* Toplam yolculuk süresini minimize et.
* Mahalle arası dolaşma miktarını (dönüş sayısını) minimize et. Diyelim birini almak için iki rota seçeneği var. Birinci seçenek alınacak kişinin (adı Dartanyan) 5 dakika geç, ikinci seçenek 7 dakika erken binmesine neden oluyor. Dartanyan'ı almak için servis içerisinde bulunan üç kişi (Atos, Portos, Aramis) ikinci seçeneğe göre 3'er dakika erken binmek zorunda kalıyor, yani 9 dakika kaybediyor olsun. O zaman birinci seçenek +5-9 = -4, ikinci seçenek -7+9=2 dakika sağlıyor, dolayısı ile servisin toplam çıkarı düşünüldüğünde ikinci seçenek mantıklı oluyor. Genellikle Dartanyan böyle düşünmeyecek, mantık dışındaki seçenekleri (duygu sömürüsü, tahakküm vb.) zorlayacaktır. O zaman ne yapılacağı Atos, Portos ve Aramis'in kararlılığına bağlıdır.
Servis dolaşırken harcanan süreler trafik ve yol durumuna bağlı olduğundan birkaç gün boyunca ölçüm yapıp ortalama almak lazım. Bir de servise her yeni eleman eklendikçe veya belediye bir yolu tek yön yaptıkça tüm ölçüm ve hesaplama işini tekrarlamak gerek.
Problem bir algoritma olarak ifade edilebilir görünüyor. O zaman da yazarız güzel bir bilgisayar programı, çözeriz meseleyi. Programın sahip olması gereken özellikler:
* Herkesin evinin koordinatları girilmeli
* Olası rotalar ve o rotada geçen süreler girilmeli
* İş yerine en geç ne zaman ulaşılacağı girilmeli
Program bu bilgilerle optimum rotayı çıkarmalı. Duyarlılık (sensitivity) analizi ile çözümün esneklik payını bulmalı.
Güncelleme 17 Kasım 2016: Tek yönlü yollar nedeniyle sabah ve akşam güzergahlarını farklı yapmak servistekilerin ortalama iyiliği için daha iyi olabilir.
Doğal olarak "ben evime çok uzak yerden alınıyorum", "eve çok geç ulaşıyorum", "X kişisini almak için neden bu kadar dolaşıyoruz, yürüsün ana yola çıksın" şikayetleri olacaktır. Şikayetleri gidermek için genellikle yarı mantıklı, yarı nabza göre şerbet yöntemleri izlenir.
Nabza göre şerbet usulleri gerginlik yaratır çünkü kurallar belirsizdir, konjonktüre göre değişebilir. İnsanlar kendini haksızlığa uğramış hisseder. Yapılması gereken kişiden bağımsız, servisin toplam iyiliğini hedefleyen kurallar kullanmak ve herkesin kuralları anlamasını sağlamaktır.
Basit kural [06.03.2014]: Bir yolcuyu almak için servis güzergahının uzatılması gündemde ise uzama miktarına t, bu uzamadan etkilenen kişi sayısına n, uzama sonucu söz konusu yolcunun yürüme süresindeki kısalma dt olsun. Güzergahın uzatılması için dt >= n*t olmalıdır. Yani bir kişinin süre kazancı diğer kişilerin toplam kaybından az olmamalıdır. Örnek: Diyelim Ali'nin 10 dakika daha az yürümesi için önerilen güzergah Ali'den önceki kısmı 5 dakika uzatıyor olsun. Ali'den önceki kişi sayısı 3 ise toplam kayıp 3*5 = 15 dakika > 10 olacağından güzergahın kısa halde tutulup Ali'nin 10 dakika daha fazla yürümesi gerekir.
Sabah güzergah belirleme işini bir optimizasyon problemi olarak formüle edecek olursak:
* İş yerine ulaşma saati 8:30
* İnsanların evlerinden alındıkları mesafeyi minimize et. Yokuş çıkılacaksa dy/dx'e bağlı ağırlık ver.
* Alınacak kişinin devamlılığını (kaç yıldır o adreste oturduğunu) dikkate al.
* Geçilen trafik lambası miktarını minimize et.
* Toplam yolculuk süresini minimize et.
* Mahalle arası dolaşma miktarını (dönüş sayısını) minimize et. Diyelim birini almak için iki rota seçeneği var. Birinci seçenek alınacak kişinin (adı Dartanyan) 5 dakika geç, ikinci seçenek 7 dakika erken binmesine neden oluyor. Dartanyan'ı almak için servis içerisinde bulunan üç kişi (Atos, Portos, Aramis) ikinci seçeneğe göre 3'er dakika erken binmek zorunda kalıyor, yani 9 dakika kaybediyor olsun. O zaman birinci seçenek +5-9 = -4, ikinci seçenek -7+9=2 dakika sağlıyor, dolayısı ile servisin toplam çıkarı düşünüldüğünde ikinci seçenek mantıklı oluyor. Genellikle Dartanyan böyle düşünmeyecek, mantık dışındaki seçenekleri (duygu sömürüsü, tahakküm vb.) zorlayacaktır. O zaman ne yapılacağı Atos, Portos ve Aramis'in kararlılığına bağlıdır.
Servis dolaşırken harcanan süreler trafik ve yol durumuna bağlı olduğundan birkaç gün boyunca ölçüm yapıp ortalama almak lazım. Bir de servise her yeni eleman eklendikçe veya belediye bir yolu tek yön yaptıkça tüm ölçüm ve hesaplama işini tekrarlamak gerek.
Problem bir algoritma olarak ifade edilebilir görünüyor. O zaman da yazarız güzel bir bilgisayar programı, çözeriz meseleyi. Programın sahip olması gereken özellikler:
* Herkesin evinin koordinatları girilmeli
* Olası rotalar ve o rotada geçen süreler girilmeli
* İş yerine en geç ne zaman ulaşılacağı girilmeli
Program bu bilgilerle optimum rotayı çıkarmalı. Duyarlılık (sensitivity) analizi ile çözümün esneklik payını bulmalı.
Güncelleme 17 Kasım 2016: Tek yönlü yollar nedeniyle sabah ve akşam güzergahlarını farklı yapmak servistekilerin ortalama iyiliği için daha iyi olabilir.
Saturday, April 12, 2008
Gücüksu Hikayeleri
Geçenlerde teyzemlerde yaptığımız bir sohbette ilgimi çeken iki Çeçence beddua öğrendim:
"Pitırborg vehii" : Pitırborg'a gidesin. Cehenneme gidesin anlamına gelmekteymiş. Bu bedduanın kökeni ise Çarlık zamanında özellikle ağır (siyasi?) suçluların St. Petersburg'da yargılanması ve bu insanlardan bir daha haber alınamaması imiş.
Benzer bir beddua da "yıldız tanrısına gidesin" (sanırım "sid deel vehii" gibi birşey) imiş. Bu da müslümanlıktan önceki zamanda yıldız tanrısının öte dünyayı ifade etmesinden kaynaklanıyormuş.
Sevdiğim kelimelerden biri: "Huneyhtinig": Türkçe'deki "şey" kelimesinin kullanışlılığına sahiptir.
Zimoka: Çocuk masallarında geçen ünlü bir masal kahramanı, bir çeşit Keloğlan. Babam bana hep Zimoka'nın masallarını anlatırdı. Her gördüğümden de bu masalları anlatmasını istediğimden Erol dayım bana Zimoka diye seslenir olmuştu (!) Masalları şu an hatırlamıyorum çünkü o zamanlar 4-5 yaşlarındaydım. Bir ara öğrenip buraya yazmalı.
Verdiği bilgilerden dolayı Ahmet amcaya teşekkür ederim.
mp3: Samer Sami - Ghira Kaafe
"Pitırborg vehii" : Pitırborg'a gidesin. Cehenneme gidesin anlamına gelmekteymiş. Bu bedduanın kökeni ise Çarlık zamanında özellikle ağır (siyasi?) suçluların St. Petersburg'da yargılanması ve bu insanlardan bir daha haber alınamaması imiş.
Benzer bir beddua da "yıldız tanrısına gidesin" (sanırım "sid deel vehii" gibi birşey) imiş. Bu da müslümanlıktan önceki zamanda yıldız tanrısının öte dünyayı ifade etmesinden kaynaklanıyormuş.
Sevdiğim kelimelerden biri: "Huneyhtinig": Türkçe'deki "şey" kelimesinin kullanışlılığına sahiptir.
Zimoka: Çocuk masallarında geçen ünlü bir masal kahramanı, bir çeşit Keloğlan. Babam bana hep Zimoka'nın masallarını anlatırdı. Her gördüğümden de bu masalları anlatmasını istediğimden Erol dayım bana Zimoka diye seslenir olmuştu (!) Masalları şu an hatırlamıyorum çünkü o zamanlar 4-5 yaşlarındaydım. Bir ara öğrenip buraya yazmalı.
Verdiği bilgilerden dolayı Ahmet amcaya teşekkür ederim.
mp3: Samer Sami - Ghira Kaafe
İş / İşyeri Değerlendirme Kriterleri
Eğer bir işte çalışıyorsanız zaman zaman "buna değiyor mu", "daha iyisi olabilir mi" gibi sorularla meşgul olmak kaçınılmazdır. İşyerini değerlendirirken kullandığımız kriterlerin önemli bir kısmı kişiden kişiye değişir, subjektiftir. Örneğin benim için birlikte çalıştığım insanların akıllı olması ve işimi nasıl yapacağımda söz sahibi olmam çok önemlidir.
Sübjektif olanları (elemanlarla uyum vb.) bir kenara bırakarak da işe yarar değerlendirme yapmak mümkün. Tam zamanlı bir işi (haftada 5 tam gün) değerlendirmek için kolayca ölçülebilir kriterleri aşağıda listeledim. Kriterleri evet/hayır (1/0) biçiminde değerlendirmek gerekiyor. Kriterlerin yanındaki rakamlar kriterin önemini göstermektedir. 1=Az önemli, 2=normal, 3=çok önemli. Örneğin birinci kritere evet dediyseniz o kriterden verilen not 1 * 3 = 3'tür. Varsayım: Çalışan kişi işe başlarken üzerinde anlaşılan işi layıkıyla yapmaktadır.
Süper iş: 90/100
İyi iş: 75/100
Vasat iş: 50/100
Minimum iş: 25/100
Haftada beş gün çalışıyorken işinize verdiğiniz not 25/100'ün altındaysa çalışmayarak daha iyi bir karar vermiş olursunuz.
15.09.2026: İki önemli kriter daha, özellikle uzun vadede etkililer:
Sübjektif olanları (elemanlarla uyum vb.) bir kenara bırakarak da işe yarar değerlendirme yapmak mümkün. Tam zamanlı bir işi (haftada 5 tam gün) değerlendirmek için kolayca ölçülebilir kriterleri aşağıda listeledim. Kriterleri evet/hayır (1/0) biçiminde değerlendirmek gerekiyor. Kriterlerin yanındaki rakamlar kriterin önemini göstermektedir. 1=Az önemli, 2=normal, 3=çok önemli. Örneğin birinci kritere evet dediyseniz o kriterden verilen not 1 * 3 = 3'tür. Varsayım: Çalışan kişi işe başlarken üzerinde anlaşılan işi layıkıyla yapmaktadır.
- Aranan niteliklere sahip olduğun için iş değiştirmek, işe ara vermek kolaydır: 3 puan
- Yıllık elinize geçen net para en az 12 * 2 * asgari ücret: 3 puan
- Ücret zamanında ödenir: 2 puan
- Sigortanız yatar: 1 puan
- Çalışan ile işveren arasında yapılacak işi ve ücreti tanımlayan resmi sözleşme vardır: 2 puan
- İşveren yıl içinde ücreti düşürme talebinde bulunmaz: 2 puan
- Ek iş (fazla mesai vb.) için ek ücret öder: 2 puan
- Çalışanın üzerine düşeni yaptığı sürece en az bir yıllık iş garantisi vardır: 3 puan
- Her yıl sonunda yeniden iş aramak gerekmez: 2 puan
- Çalışma yeri Ankara’dır, yılda 1 aydan fazla şehir dışına çıkmak gerekmez: 3 puan
- Çalışma süresi haftada 40 saati geçmez: 3 puan
- Çalışma süresi hiçbir gün 8 saati geçmez: 1 puan
- Çalışan ayda 1 gün mazeret izni kullanabilir: 1 puan
- İşyerine servis vardır: 2 puan
- İşyerine gidiş/geliş süresi 1+1=2 saatin altındadır: 2 puan
- İşyerinde yemek çıkmaktadır: 2 puan
- Kreşte/okulda küçük çocuğu olanların çocuklarını sabah teslim edebilmeleri ve akşam karşılayabilmeleri için: İşyeri servisine biniş saati en erken 07:45, servisten iniş saati en geç 18:30: 2 puan
- Tuvaletler temiz: 1 puan
- Çalışan yılda en az üç hafta izin kullanabilir: 2 puan
- Çalışan yıllık iznini istediği zaman kullanabilir: 2 puan
- Çalışan bir yıl ücretsiz izin kullanabilir (doğum izni vb. nedenlerle): 2 puan
- Çalışan neden göstermeksizin her beş yılda bir yıl ücretsiz izin kullanabilir: 1 puan
Süper iş: 90/100
İyi iş: 75/100
Vasat iş: 50/100
Minimum iş: 25/100
Haftada beş gün çalışıyorken işinize verdiğiniz not 25/100'ün altındaysa çalışmayarak daha iyi bir karar vermiş olursunuz.
15.09.2026: İki önemli kriter daha, özellikle uzun vadede etkililer:
- Sektörde başka bir firmaya geçmek kolay mı, yoksa yazılı olmayan "centilmenlik anlaşmaları" nedeniyle zor mu?
- İşinizi yaparken interneti ve alanınız ile ilgili son teknolojileri ve araçları kullanabiliyor musunuz
- İşyeri ile ilgili gizli kalması gereken bilgiler hariç iş yerinden izin almadan sosyal medyada yayın yapabiliyor musunuz, seminer, konferans, ders verebiliyor musunuz?
Friday, April 11, 2008
Medya Kullanma Kılavuzu
Medyadaki uydurma, propaganda ve iftiraların farkına vardığımdan, bunların sayısının doğru haberlerin sayısına yakın olduğunu gördüğümden beri (>5 yıl) gazete okuyamaz, tv'de haber izleyemez oldum. Medyanın bizi gerizekalı yerine koyduğu durumlar:
* İşine gelen haberi doğruluğunu kontrol etme zahmetine girmeden kullanmak. Örnek: Patrik ile eski Diyanet İşleri Başkanı'nın kardeş olduğu haberi
* Cümleleri, demeçleri kırpıp işine gelen anlamı elde etmek. Örnek: "Medya ahlaksızdır demedim" cümlesini "medya ahlaksızdır" diye kırpmak .
* Konunun muhattaplarına söz hakkı tanımamak.
* Aleyhte kamuoyu yaratmak istediğiniz kişilerin hep çirkin resim ve görüntülerini kullanmak.
* Uydurmak, daha da fecisi gerçeğin zıttı yalanlar söylemek.
* Hamasetle olayları saptırmak, gerçeği sıvamak. Avrupa Birliği'ni eleştiren haberler buna güzel örnek teşkil eder.
* Diğer bilcümle bullshit yöntemleri...
Haberlerin nasıl yapıldığında dair şöyle bir hipotezim var: Bir odada kelli felli yayın yönetmeni benzeri tipler oturur. Arada biri içeri girip gündemle alakalı çeşitli anahtar kelimeler söyler. Bu kelli felli tipler o günkü konjünktüre ve kendi ajandalarına uygun şekilde anahtar kelimelerin aralarını doldurup fantaziler türetirler. Sonra en uçuk olanları haber yapılır.
Artık haberlere düzeysiz fantazi muamelesi yapıyorum. Haberlerin en doğru yeri hava durumu, onu da teletext ile takip ediyorum. Hatta sabahları teletext'e bakarken tv'nin sesini kısıyorum, yoksa mazallah arka plandaki propagandadan etkilenebilirim.
Önerim illa haber izleyecekseniz fikrinizi oluşturmadan önce mümkün olduğunca farklı kaynaktan beslenmenizdir. Bir çeşit filtreleme algoritması ile yalan dolanın arasında gizlenmiş gerçek kırıntılarını bulma olasılığınız artar. Yabancı kanalları (CNN, BBC, RTL...) ve web sayfalarını izlemeyi de ihmal etmeyin. Tarihi konular hakkında ise ingilizce wikipedia güzel bir kaynak çünkü çok çeşitli pencerelerden bakışları içeriyor. Örnek: İkinci Viyana Kuşatması
Yazımızı bugün okuduğum bir sözle bitirelim: "Gerçeğin en kötü yanı bir gün su yüzüne çıkmasıdır."
Güncelleme, 18 Nisan 2012: Önemli bir kılavuz: Fair bloğu
* İşine gelen haberi doğruluğunu kontrol etme zahmetine girmeden kullanmak. Örnek: Patrik ile eski Diyanet İşleri Başkanı'nın kardeş olduğu haberi
* Cümleleri, demeçleri kırpıp işine gelen anlamı elde etmek. Örnek: "Medya ahlaksızdır demedim" cümlesini "medya ahlaksızdır" diye kırpmak .
* Konunun muhattaplarına söz hakkı tanımamak.
* Aleyhte kamuoyu yaratmak istediğiniz kişilerin hep çirkin resim ve görüntülerini kullanmak.
* Uydurmak, daha da fecisi gerçeğin zıttı yalanlar söylemek.
* Hamasetle olayları saptırmak, gerçeği sıvamak. Avrupa Birliği'ni eleştiren haberler buna güzel örnek teşkil eder.
* Diğer bilcümle bullshit yöntemleri...
Haberlerin nasıl yapıldığında dair şöyle bir hipotezim var: Bir odada kelli felli yayın yönetmeni benzeri tipler oturur. Arada biri içeri girip gündemle alakalı çeşitli anahtar kelimeler söyler. Bu kelli felli tipler o günkü konjünktüre ve kendi ajandalarına uygun şekilde anahtar kelimelerin aralarını doldurup fantaziler türetirler. Sonra en uçuk olanları haber yapılır.
Artık haberlere düzeysiz fantazi muamelesi yapıyorum. Haberlerin en doğru yeri hava durumu, onu da teletext ile takip ediyorum. Hatta sabahları teletext'e bakarken tv'nin sesini kısıyorum, yoksa mazallah arka plandaki propagandadan etkilenebilirim.
Önerim illa haber izleyecekseniz fikrinizi oluşturmadan önce mümkün olduğunca farklı kaynaktan beslenmenizdir. Bir çeşit filtreleme algoritması ile yalan dolanın arasında gizlenmiş gerçek kırıntılarını bulma olasılığınız artar. Yabancı kanalları (CNN, BBC, RTL...) ve web sayfalarını izlemeyi de ihmal etmeyin. Tarihi konular hakkında ise ingilizce wikipedia güzel bir kaynak çünkü çok çeşitli pencerelerden bakışları içeriyor. Örnek: İkinci Viyana Kuşatması
Yazımızı bugün okuduğum bir sözle bitirelim: "Gerçeğin en kötü yanı bir gün su yüzüne çıkmasıdır."
Güncelleme, 18 Nisan 2012: Önemli bir kılavuz: Fair bloğu
Saturday, April 05, 2008
3. Rafting Şenliği
29 Mart'ta Büyük Melen'de üçüncü rafting şenliğimizi düzenledik. Organizasyonu SALTUR yaptı, ulaşım, rafting, yemek dahil adam başı 130 YTL'ye mal oldu. Aşağıda maceramızın klibi var:
Klipteki müzik: Doom3 oyununun soundtrack'i
Organizasyon eleştirisi: Geçtiğimiz iki rafting etkinliğinde raftingi bitirip bottan indiğimiz yerde doğru düzgün duş alabilmiştik. Bu sefer bottan indikten sonra midibüse binip başlangıç noktasına döndük. Oradaki duş da biraz uyduruk olduğundan tat vermedi. Bir de Düzce valisi grubunu beklememiz gerekti. Gitmeden önce duşu ve devlet erkanı durumunu sorunuz (!) Onun dışında bir sıkıntı yoktu. Yemekler de güzeldi.
Klipteki müzik: Doom3 oyununun soundtrack'i
Organizasyon eleştirisi: Geçtiğimiz iki rafting etkinliğinde raftingi bitirip bottan indiğimiz yerde doğru düzgün duş alabilmiştik. Bu sefer bottan indikten sonra midibüse binip başlangıç noktasına döndük. Oradaki duş da biraz uyduruk olduğundan tat vermedi. Bir de Düzce valisi grubunu beklememiz gerekti. Gitmeden önce duşu ve devlet erkanı durumunu sorunuz (!) Onun dışında bir sıkıntı yoktu. Yemekler de güzeldi.
Monday, March 31, 2008
Matematik Köyü
İlginç bir fikir: Nesin Matematik Köyü. Özlemini duyduğum entellektüel/bilimsel içeriğe sahip tatil anlayışı ile paralellikler gösteriyor. Linki gönderen Koray'a teşekkür ederim.
Bonus:
Bacteria:
“There are approximately ten times as many bacterial cells as human cells in the human body, with large numbers of bacteria on the skin and in the digestive tract.”
“...bacterial cells do not contain a nucleus and rarely harbour membrane-bound organelles”
Bonus:
Bacteria:
“There are approximately ten times as many bacterial cells as human cells in the human body, with large numbers of bacteria on the skin and in the digestive tract.”
“...bacterial cells do not contain a nucleus and rarely harbour membrane-bound organelles”
Subscribe to:
Posts (Atom)
